Diyarbakır Ofis Escort Dolgun İlknur

İlknur, diyarbakır ofis escort taş sokaklarında ağır adımlarla yürürken, içindeki ağırlığı kimse göremiyordu. İnsanlar günlük hayatlarına devam ediyor, kahvehanelerde sohbetler ediliyor, fırınlardan taze ekmek kokusu yayılıyordu. Ama onun dünyası, bu hareketin çok ötesinde, sessiz ve karanlık bir boşluğun içindeydi.

Bugün, hayatının en zor günlerinden biriydi. Elinde sıkı sıkıya tuttuğu küçük fotoğraf, yüreğini parçalayan bir geçmişin iziydi. Fotoğrafta, kucağında gülümseyen küçük bir kız çocuğu vardı. Saçları kıvır kıvır, gözleri kocaman ve ışıl ışıldı. O çocuk, onun kızıydı. Diyarbakır Eskort Zeynep… Ama artık yoktu.

Yıllar Önce Başlayan Hikâye

Diyarbakır Escort Bayanlar İlknur, Diyarbakır’da doğup büyümüştü. Sessiz, içine kapanık bir çocuktu ama hayalleri büyüktü. Öğretmen olmayı istiyordu. Kendi ayakları üzerinde duracak, kimseye muhtaç olmayacaktı. Ancak hayat her zaman planlandığı gibi gitmiyordu. Daha 18 yaşına bile basmadan, ailesi onu istemediği biriyle evlendirdi. Kendinden yaşça büyük, sert mizaçlı, otoriter bir adamla…

İlk yıllarda, “Zamanla alışırım,” diye düşündü. Ama zaman geçtikçe alışmak yerine, içindeki umutsuzluk büyüdü. Kocası Mehmet, her konuda onun kararlarını hiçe sayıyor, ne giyeceğine, kimle konuşacağına, nereye gideceğine o karar veriyordu. Bir süre sonra İlknur, hayal kurmayı bile bıraktı.

Sonra Zeynep doğdu. Küçücük elleriyle İlknur’un parmaklarını tuttuğu ilk an, hayatında ilk kez gerçekten güçlü hissetti. Kızı için yaşamalı, onun için savaşmalıydı. Mehmet ne kadar sert olursa olsun, Zeynep için katlanabilirdi. Ama yanılmıştı.

Kırılma Noktası

Diyarbakır Escort Bayan Zeynep üç yaşına geldiğinde, İlknur’un dayanma gücü tükenmişti. Mehmet’in öfkesi her geçen gün artıyordu. Küçük bir hata, bir yanlış kelime, onun patlamasına yetiyordu. Ama en kötüsü, Zeynep’in bu şiddete tanık olmasıydı. İlknur ne olursa olsun kızını koruyacağına yemin etti. Ama bazen korumak, yeterli olmuyordu.

O geceyi hiç unutamıyordu. Soğuk bir kış gecesi, Mehmet yine sinirlenmiş, evdeki her şeyi kırıp dökmüştü. İlknur, küçük Zeynep’i kucaklayıp bir köşeye sinmişti. Kızı korkuyla titrerken, onun gözlerinin içine bakarak, “Korkma meleğim, ben buradayım,” demişti. Ama o gece, İlknur’un son umudu da paramparça oldu.

Mehmet, kontrolünü kaybetmiş, masanın üzerindeki cam bardağı öfkeyle yere fırlatmıştı. Cam parçaları her yere saçılmıştı. Zeynep ağlıyordu. İlknur, kızı kucağına alıp hızla odasına koştu. O sırada, küçük kızın ayağı yere saçılan camlardan birine takıldı ve düştü. Başını sertçe duvara çarptığında, o an evin içindeki tüm sesler sustu.

İlknur’un çığlığı, Diyarbakır’ın taş duvarlarında yankılandı.

Sonrası…

Hastaneye gittiklerinde, doktorların yüzündeki ifadeyi gördüğünde, İlknur her şeyi anlamıştı. Zeynep’in minik bedeni, o sert darbeye dayanacak kadar güçlü değildi. Kızı, gözlerinin önünde hayata veda etmişti.

O günden sonra İlknur için zaman durdu. Mehmet’in tutuklanması, mahkemeler, herkesin fısıltıları… Hiçbiri onun için önemli değildi. Çünkü hayatının en değerli varlığı gitmişti.

Şimdi, yıllar sonra, aynı sokaklarda yürüyordu. Elinde hala o fotoğraf vardı. Zeynep’in gülümseyen yüzüne baktı. “Keşke seni koruyabilseydim,” diye fısıldadı.

Diyarbakır Escort rüzgârı, taş sokaklarda esiyor, ama hiçbir şey onun içindeki boşluğu dolduramıyordu. Bir zamanlar anneliğin verdiği güçle savaşmaya çalışan İlknur, şimdi sadece geçmişin ağırlığını taşıyan bir kadındı.

Ve belki de hayat, en çok kaybedenleri yoruyordu.